Nazım 121 yaşında, Türkiye’den selamlıyor işçi sınıfını
Nazım 121 yaşında, Türkiye’den selamlıyor işçi sınıfını
Toplumun Nazım sevgisinin farklılık göstermesi geleceğe dair umut arayışının kaçınılmazlığından kaynaklanıyor. Kapitalizm hiçbir yaş grubuna ya da bir Ulusa veyahut cinsiyete Ülkesin de kalıp mücadele edecek yurt sevgisi değil de yerine kaç kurtul ilhamı veriyor. Gelişmiş kapitalist Ülkelerdeki ekonomik refah düşü uzaktan davulun sesinin güzel gelmesi olarak yorumlarsak yanılmayız. Türkiye’nin son yirmi yılı nefes alma noktalarının tıkanması seküler hayatın baskı altına alınıp siyasi İslamcı ideolojinin topluma sert müdahaleleri gitme fikrine meşruluk kazandırmaya yaradı.
Nazımın yaşadığı çağda 1. Dünya Savaşı, Ekim devrimi, Kurtuluş savaşı, ikinci Dünya savaşı gibi bütün Dünyayı değiştiren kırılma anlarına tanıklık var. Mücadelesin de ve şiirlerinin merkezin de bu yaşadıklarını tanıklık edercesine aktarmayı değil, yaşamının merkezin de duran eşitlik savunusunu harmanlama uğraşı vardır. Tarafsız bir şair olmak uğraşına hiç girmeden işçi sınıfından ve partisinden bağımsız bir yaşam sürmemiştir.
Karanlık bir dönemin zindanların da gitmeyi değil aydınlığa çıkışın yönünü ısrarla gösterdi. Kendisi içerdeyken işçi sınıfının partisi ve sendikası yasaklıydı. Bu koşullar da Türkiye işçi sınıfına selamını gönderdi. Gitmek zorun da kaldığın da Memleketinden içindeki büyük özlemini anlattı şiirinde.
Memleketim, memleketim
Ne kasketim kaldı senin ora işi
Ne yollarını taşımış ayakkabım
Son mintanım da sırtımda paralandı çoktan
Şile bezindendi
Sen şimdi yalnız saçımın akında
İnfarktında yüreğimin
Alnımın çizgilerindesin memleketim
Memleketim, memleketim...
Prag, 8 Nisan 1958
Nazım eşitliğin ve özgürlüğün Dünyası için verdiği kavga da aşıkta oldu, hasrette çekti. Komünist şairin birçok dile çevrilen şiirleri oldu. Nazım bugün grev yasaklarına karşı greve çıkan Metal işçilerinin yanı başındadır. Nazım heyecanıyla, memleket sevdasıyla gençlerin bir omuz mesafesindedir. Umudumuz, sevdamız gelecek güzel günler içindir.
En güzel deniz
henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz henüz söylememiş olduğum sözdür.








Benzer Haberler
Murat Güngör’den Atlas Çağlayan’ın Anısına Gökyüzüne Bir Selam: "Ey Hayat"
Yazar Gülcan Eren TÜYAP Kitap Fuarında okurları ile buluşuyor.
Kışın Ortasında Gelen Bahar Esintisi: Ekrem Bektaş & Oylum Bektaş'tan Yeni Single: "Bahar"
Gülcan Arıcan'ın son kitabı olan Bir Narsistle Yaşam tüm dijital platformlarda
Gülcan Arıcan'ın son kitabı olan Bir Narsistle Yaşam tüm dijital platformlarda bugün yerini aldı.
Başarının En Büyük Sırrı Nedir?
“KUSURSUZ CİNAYET” KARİKATÜR SERGİSİ İSTANBUL SCHNEİDERTEMPEL SANAT MERKEZİ’NDE AÇILIYOR
Ne Mutlu Türküm Diyene!