E-Ticaret Paketleri
Telefon
WhatsApp
HANEFÎ OLMAK,HANÎF DÜŞÜNMEK VE EMROLUNDUĞU GİBİ YAŞAMAK

HANEFÎ OLMAK, HANÎF DÜŞÜNMEK VE EMROLUNDUĞU GİBİ YAŞAMAK

Bu fetvalar, İslam dininin dört fıkıh mezhebinden birisi olan Hanefilik mezhebinin kurucusu Ebu Hanife’ye ait.

699-767 yılları arasında yaşayan Ebu Hanife, İslam fıkıh ve hadis bilgini.

Sünni fıkhının en büyük üstatlarından biri;  Ebu Hanife’nin fetvalarını Mısırlı İslam âlimi Prof. Dr. Muhammed Ebu Zehra derlemiş ve bugünlere taşımış. Hanefi inanç sahiplerine sorun, çoğunun bu fetvalardan haberi yoktur. Oysa Ebu Hanife’nin bu fetvaları, bugün hâlâ tartışılan pek çok konuya açıklık getirecek özelliktedir.

 

Ebu Hanife diyor ki, “Arap olmayan Müslümanlar anadilleri ile ibadet yapabilirler.” yine diyor ki, “Namaz kıldırıp para almak helal değildir.”

 

“Evlenme ve eş seçme hakkı kadının kendisine aittir.”

“Haram para ile hayır olmaz.”

İşte Ebu Hanife’nin bugünlere dahi ışık tutacak fetvaları:

 

✅Arap olmayan Müslümanlar anadilleri ile ibadet yapabilirler.

 

✅Bir insanının mümin olduğunu ibadeti belirlemez.

 

✅ Kimin cennete veya cehenneme gideceğini Allah’tan başka hiç kimse bilemez.

 

✅Beşeri ilişkilerde dindarlık ölçü değildir.

 

✅Namaz kıldırıp para almak helal değildir.

 

✅ Din için toprak gasp etmek meşru değildir.

 

✅ Evlenme ve eş seçme hakkı kadının kendisine aittir.

 

✅ Arapça kutsal dil değildir, kutsal olan anlamıdır.

 

✅ Allah’ın elçileri, Allah’ın kitabına aykırı konuşmazlar.

 

✅ Kuran’a ve akla aykırı rivayetler(hadisler) kaynağı ne olursa olsun reddedilir.

 

✅ İslam’da evliya diye bir sınıf yoktur, her mümin Allah’ın dostudur.

 

✅ Haram para ile hayır olmaz.

 

✅ Zulüm yapan idareciye hediye verilmez, hediyesi de alınmaz.

 

✅ İSLAM akıl ve vahiy dinidir. Aklı olmayanın dini de yoktur.

 

1255 yıl önce 1255 yıl sonra; Hanefilik mezhebinin kurucusu Ebu Hanife’nin hayata gözlerimi yummasından buyana 1255 yıl geçti.

12.5 asır…

Bir o dönemde yayınlanan fetvalara bakın, bir de günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı fetvalara. İslam, siyaset ve ticaret madrabazlarının elinde artık tanınmayacak halde.

 

İnsanları dinle, Allah’la ve Kuran’la aldatıyorlar.

 

Ebu Hanife ne diyor?

 

“Arapça kutsal dil değildir, kutsal olan anlamıdır…”

Dua okuyoruz, anlamını bilmiyoruz.

 

Bu anlayış, din adamlarını “imtiyazlı sınıf” haline getiriyor. İnsan fıtratı gereği güç alışkanlık yapan bir imtiyazdır her dini disiplinde din adamları, bu imtiyazı bırakmak istemez.

 

Çünkü geçimleri, bu imtiyazdan. Herkes ibadetlerini anadiliyle yapsa, onlara ihtiyaç kalmayacak. Aslında bu, bütün dinlerin sorunuydu. Ancak onlar bu sorunlarını çoktan aştılar.

 

1471-1530 yılları arasında yaşayan İngiliz Kardinal Thomas Wolsey’in şu sözleri, Hıristiyan toplumların sosyolojik gerçeğini gözler önüne serer:

“Eğer herkes kendi bildiği dilde ve kendi anladığı şekilde Tanrı’ya ibadet etmeye kalkacak olursa, bizim mensup olduğumuz din adamları sınıfının çok zararına olur. Din esaslarının, din adamlarından gayrı hiç kimse tarafından bilinmemesi koşul olmalıdır.”

Kardinal Wolsey bunları söylüyor, ama Hıristiyan dünyası hemen hemen aynı tarihlerde (Martin Luther 31 Ekim 1517) dinde reformu başlatıyor.

Bugün yaygın bütün dinlerde, herkes kendi anadiliyle ibadet ediyor.

Neden İslam, sadece Arapça bilenlerin tekelinde olsun ki?

Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife’nin fetvalarına kulak verirsek sorun ortadan kalkacak, ama biz o fetvaları kulak arkası etmeye devam ediyoruz.

Sorun burada.

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!